Başarılı Olmak İçin İşinde İstikrar ve Mesleki İlişkilerinde Seçici Olmalısın…
“İlk başlarda Ekonomi Muhabirliği yaptım. 5 yıldızlı otellerde markaların basın toplantıları çok sıkıcı gelince çareyi departman değiştirmekte buldum. Çalıştığım TV’ nin Polis-Adliye Departmanında mutluyum. Tek şikayetim biber gazlarının aromalarının hep aynı olması. 1 Mayısta ve İMF gösterilerinde umuma dağıtılan gazların kokuları aynıydı...
” 5 Şubat 1975’ de Diyarbakır’da doğan Adnan Ateş; ZDF TV (Alman), Star Gazetesi, AP (Associated Press), Ekovizyon Dergisi’ muhabiri olarak çalıştı. Şu an TRT’ de Yurt Muhabiri olarak görev yapmakta olan Adnan Ateş’in, ayrıca www.ekovizyon.com adlı e-haber portali yer alıyor. Kendisine yayın hayatında başarılar dileyerek, sorularımızı kendisine yöneltiyoruz..
Sizce “başarı” nedir? Başarılı olmak için neler yapılmalı?
Başarı yaptığın işi severek yapmaktan gelir. Yaptığın işin belki okulunu okuyamamışsın ve beklide yaşam şartları buna müsaade etmemiş? Eski tabirle ‘Alaylı’ olabilirsin. Ama yeteneklerin buna müsaade etmişse ve tüm olumsuzluklara rağmen severek yapıyorsan başarılı olamaman için bir neden yok. Başarılı olmak için işinde istikrar ve mesleki ilişkilerinde seçici olmalısın. İşin birde şans boyutu var. İyi zaman da iyi insanları tanımakta herkese kısmet olmayan bir şans. Tanıdığın kişi kötü ve yanıltıcı ise yılların heba olabiliyor.
Ekonomi & Güncel haberleri okuyucusuyla paylaşan bir haber portalınız var . www.ekovizyon.com nasıl ortaya çıktı?
1997 yılında Ekovizyon dergisi’nde çalıştığım yıllarda internet yaşamımızda bu kadar yoğun bir şekilde yoktu. Dergimiz kapandı. Askere gittim. İnternet isim hakkının başkasında olduğunu internetten görebiliyordum. Başkası dediğim bir bankaydı. Süresinin ne zaman bittiğini de görebiliyordum. Askerde olduğum için net ortamı gece 12’den sonra yoktu. Neden 12’den sonrayı merak etmiş olabilirsiniz. İsim haklarının bitişi gece 12’den sonra oluyor ve alım işlemini bu saatten sonra yaparsanız tamamdır. Ama ertesi güne, sabaha veya öğleye kalırsa net’te sadece düşen isimleri toplayan firmalar var. Bunları alıp satıyorlar. ekovizyon.com adlı alan adını alan banka 1 yıllık alım yapmıştı. Oysa istenmesi halinde 100 yılda alabiliniyor.
Ekovizyon’a gönül bağım olduğu için bu isme sahip olmak istedim. Askerde olduğum halde gece 11:30’da online işlemi telefonla arkadaşıma yaptırdım. ekovizyon.com’un ilk sahipleri daha sonra benimle temasa geçtiler. Büyük bir toplantı odasına aldılar beni. Tüm departmanların müdürleri oradaydı. 13 bin TL teklif ettiler vermedim. Pazarlık rakamı olsun diye o zamanın bir daire fiyatını istedim. Çok uyanıksın dediler. Bende onlara müşterileriniz size olan borçlarını veremedikleri zaman gidip altlarından döşeklerini bile alırsınız. Benim rakamım bu dedim. Kabul etseler bile vermeyi düşünmüyordum.
Askerden yeni gelen birisi için bu para küçük bir sermayeydi. Paraya ihtiyacım olmadığından dolayı değil. ekovizyon.com üzerinden yaptığım hayallerim var. O ismi o şekilde yaşatmaktı tüm gayem. Nitekim şuan da yaşattırmaya çalışıyorum. Ve bu portalın geleceğini çok parlak görüyorum. Günlük ziyaretçi trafiğim giderek çoğalıyor. Çünkü güncellemeye önem vermem gerekiyor. Okuyucu bunu her zaman ister.
Hiçbir ajansa abone olmayı düşünmüyorum. Ajans abonesi olup okuyucularına haber veren siteler asla farklı değillerdir. İstanbul’da yaşadığım için zaten haberin birebir şahitleriyiz. Ülke gündemini meşgul eden bir çok habere şahsen zaten gidiyorum. Kanalım için haber yapıyorum. Bu arada ekovizyon için de 2-3 kare foto çekmeyi de ihmal etmiyorum. Çok iddialı olduklarını belirten siteler sıradan ve rutin haberleri işliyorlar. Farklı haber siteleri var. Mesela gazeteport.com’un saha da gezen muhabirleri var. İlgili kişiye soru sorarlarken Gazeteport diye kendilerini tanıtıyorlar. İşte internet gazeteciliği budur. Bu konuda kendilerini takdir ediyorum. Çok başarılı bir internet gazeteciliği yapıyorlar. Demek istediğim şudur; Masa başında bir elinde fare diğer elinde sigarası olan kişiler asla gazeteci değiller. Ve olamazlarda. Okuyucunun ve özellikle reklam verenin bunu fark ettiğine inanıyorum. En azından reklam verenin fark etmesi gerekiyor.
Bende ekovizyon’da kaynak belirterek haber kullanıyorum. Bir gazete’den almışsam haberi mutlaka kaynak kısmında adını belirtiyorum. Başkasına ait habere kendi adını yazan o kadar yüzsüz ve saygısız var ki…
Ayrıca İstanbul’da çıkardığım yerel bir gazetemde var. Aylık 10 bin baskı ile bedava dağıtıyorum. Reklamlardan kazandığım nakit masraflarımı ve matbaa mı karşıladıktan sonra neden bedava dağıtmayayım ki? Matbaa masraflarımı kurtardığım gibi uğraşılarıma değecek kadar kârım da oluyor. Bu gazeteyi de tek başıma dolduruyorum. Burada da hiçbir ajansa abone değilim. Tüm haberleri kendim üretiyorum. Dağıtımımı ayda 3 gün yevmiye ile mahallenin işsiz gençlerine yaptırıyorum. Abi bize gazeteye ait kart ver maçlara bedava girelim diyorlar. Ama nereden bilecekler akreditenin ne olduğunu?
Piyasada kendisini internet medyası konusunda otorite olarak gören dernekler var. Bunların hiç birisine üye değilim. Olamam da! Yasal zemin oluşmamışken kime nasıl üye olayım? Sözüm ona bir oluşuma üyeydim. Saldırıya uğradım 6 ay yatakta kaldım. Sahiplenmediler. Bu bana iyi bir ders oldu. Kimseye, hiçbir derneğe, cemiyete üye değilim ve olmakta istemiyorum. Körler sağırlar birbirini ağırlar cinsinden dostlar kulübüdürler. Bundan öteye de geçemiyorlar.
Hasankeyf Kaymakamlığı’nın takdim ettiği Hasankeyf Konulu Şiir Yarışması 1. ‘ lik Ödülü’ ne sahipsiniz. Hobileriniz arasında şiir yazmak da var sanırım?
Evet. Şiir’de yazarım. antoloji.com da şiirlerimi okuyucularla ve dostlarla paylaşıyorum. Kitap denemelerim oldu. 1 roman ve 1’de şiir olmak üzere baskıya hazır 2 çalışmam var. Basılmayı bekliyorlar. Hasankeyf konulu yarışmaya ‘Ağlayacaksın Heredot’ adlı çalışmamla katıldım. Birincilik ödülünü kaptım.
Okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
İnternet ile berebar herkes gazeteci, kameralı ve fotoğraf çeken cep telefonlarıyla birlikte herkes kameraman oldu. İnternette korkunç bir bilgi kirliliği var. Copy-Paste’den öteye geçemeyen yığınlarca sözüm ona haber siteleri var. Sektörün içerisinde olan ve gerçek işi HABER üretmek olan gazetecileri okusunlar. En sağlıklı bilgiye böylecene ulaşırlar.
Günlük ziyaretçi trafikleri azaldığı zaman okuyucularına foto galeri hizmeti veren sitelerden de uzak dursunlar. Bunların tek amacı ‘tık ticareti’dir. Tıklanarak rank yaparlar ve reklam vereni aldatırlar. Reklam verenler alexa.com dan reklam verecekleri siteyi ölçebilirler. Reklam verenlerin sektör portallarında tıklanma oranı aramamaları gerekiyor. Neticede umumun ilgi görmediği bu siteleri ayrı bir kategori de tutmalıyız. Sektör portalları oldukları için aksine desteklenmeleri lazım.
Adnan Ateş Fotoğraflarını Görmek İçin Tıklayınız...