ENGLISH    /    SİTE HARİTASI

 
 

MEDYA İLE SÖYLEŞİ

 

Haberler  |  Aktiviteler  |  Ödüllerimiz  |  Aylık Bülten  |  Basından  |  Online Haber  |  Medya İle Söyleşi

İnform’ un çok büyüdüğünü, geliştiğini ve güven veren bir kurum olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.


Sizi tanıyabilir miyiz?

1968 Gelibolu doğumluyum. Gelibolu’da doğmama rağmen tüm çocukluğum ve öğrencilik yıllarım İstanbul’da geçti. Kimya Mühendisi bir baba ile İlkokul Öğretmeni bir annenin 2 çocuğunun büyük olanıyım. Benden yaklaşık 14 yaş küçük bir erkek kardeşim var. Ortaokul ve Liseyi Üsküdar’da Burhan Felek Lisesi’nde tamamladım. Çocukluk yıllarımda pek uslu birisi değildim. Sokak kültürü içinde top peşinde koşarak büyüdüm. Futbol, masa tenisi ve bilardo gençlik yıllarımın vazgeçilmezleri arasındaydı. Çocukluğumda en büyük hayalim futbolcu olmaktı. Büyüdükçe aslında futbolu o kadar da meslek olarak seçmek istemediğimi çok daha iyi anladım.

Biraz rahatına düşkün bir insanım. Hayatımın sürekli antreman yaparak kamplarda geçmesini istemedim sanırım. Liseden sonra üniversiteye ilk girişimde 4. tercihim olan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Amerikan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazandım. 1980’li yıllarda üniversitede öğrenci olmak bir hayli zordu. Bu bölümde 2 yıl okuduktan sonra 1 akademik yıl en büyük tutkum olan bilgisayarlar ile ilgili programcılık eğitimi aldım. Daha sonra da ailevi bazı sebeplerden hem okuyup hem de çalışmam gerektiği için çalışma hayatına başladım. Bu arada Anadolu Üniversitesi’nde de İş İdaresi Bölümü’nü kazandım ve 4 yılda başarı ile tamamlayarak mezun oldum. Bu okuduğum dönemde hem kendi bilgisayar firmamı kurmuş 2 ortaktan biri olarak Halkla İlişkiler Üzerine Yönetici olarak çalışırken hem de Beykoz Fevzi Çakmak Lisesi’nde part time Öğretmenlik yapıyordum. Tam 23 yaşında hem öğrenci, hem öğretmen hem de kendi şirketimde yöneticiydim. Askerliğimi OBİ (Ordu Bilgi İşlem) Subayı olarak Tatvan Merkez olmak üzere Güneydoğu’da altı il (Bitlis, Muş, Bingöl, Van, Ağrı ve Hakkari) ve 45 ilçenin Askeralma Otomasyonu Projesi’nden sorumlu olarak yaptım.

Askerlik dönüşü kendi firmama tekrar döndüğümde aradan 17 ay geçmiş ve 1994 krizinden büyük hasar almıştık. Kısa bir dönem daha kendi firmamda çalışmaya devam ettikten sonra 1996 yılının son günlerinde evlenmemle birlikte ortaklıktan ayrılarak serbest çalışmaya başladım. 1997’de tamamen yeni bir sektör olan internet sektörüne giriş yaparak yolumu Web Site Tasarımcısı olarak çizdim. Bu arada yaklaşık 5 yıl boyunca da İş Ortağı sıfatıyla Deta Bilgisayar Ltd. firmasında hem Halkla İlişkiler Müdürlüğü hem de İnternet Projeleri Koordinatörlüğü görevlerini yürüttüm. Deta’dan 2002 yılında ayrılarak tamamen internet yayıncılığı ve İnternet Gazeteciliği alanında çalışmaya başladım ve hala devam ediyorum. Ayrıca 8 yıldır Part Time olarak bir Kamu Kuruluşu’nda da İnternet Danışmanı olarak başlayan görevim hala devam ediyor. 700.000 nüfuslu bir belediyenin resmi web sitesini yönetiyorum.

Son 12 yıl içinde Web Site Tasarımcısı olarak yaklaşık 150 web site tasarım projesine imza attım. Bunlardan en ilgi çekeni de sanırım Türkiye’nin ilk sanal mezarlık hizmeti ve alternatif ölüm ilanları mecrası olan www.rahmeteylesin.com ‘du. Aslında önemli bir PR çalışmasıydı. O dönemde 30 Milyon TL bir masraf ile medya da 70 Milyarlık yer almıştık. Bir başka önemli projem ise Türkiye’nin İlk İnternet Okul Yıllığı www.okulyilligi.com projesiydi. Şimdiki Facebook benzeri bir çalışma. Okul mezunları birbirlerini asla kaybetmeyeceklerdi. Ama sanırım erken bir projeydi. Çok beğenilmesine karşın 2000’li yılların henüz başında verimli sonuç alamadık.

Son 15 yıldır sürekli ve farklı yayınlarda Köşe Yazarlığı yapıyorum. Bilgisayar Gazetesi’nde 10 yıl boyunca yaklaşık 120 makalem yayınlandı. Actuel Medicine Dergisi’nde 5 yıl boyunca İnternet Köşesini hazırladım. Yaklaşık 60 makalem yayınlandı. O esnada Pc Week daha sonra E-Week olarak adı değişen dergide 3.5 yıl boyunca onlarca makale yazdım. Son 6 yıldır da Maxi Haber’de bir köşem var.

Klasik söyleşi sorumuz oldu. Ama önemli bir konu olduğuna inanıyoruz. Sizce başarı nedir? Başarılı olmak için neler yapmalı?

İş hayatında her ne kadar çok çalışmak önemliyse biraz da şansınızın olması gerekiyor. Ben başarıyı böyle görüyorum. Belirli bir disiplin altında çalışmak çok önemli. Bunu yaptığınız zaman başarılı olabilirsiniz. Fakat en önemlisi başarıyı kalıcı kılmaktır. İşte o zaman gerçekten insanlar size “Başarılı” derler. Bazen çok iyi bir fikir yakalarsınız ama o fikri hayata geçirebilecek kadar çok çalışmazsınız. Ya da o kadar çok çalışıyorsunuzdur ki; iyi bir fikir için düşünmeye pek zamanınız yoktur. Bu 2 durumu da iyi dengelemek gerekir. Önce siz kendinize inanın. Sonra başkalarının size inandığını göreceksiniz.

İnform’ u tanıyorsunuz. İnform ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Maxihaber.net yayın hayatına başladığı 2004 yılında, ilk röportajlarımızdan bir tanesini İnform Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Davut Yurttaş ile yapmıştık. O dönemde İnform büyük yatırımlar yapıyor ve 3. fabrikasını kuruyordu. O günden bu yana İnform’ u yakından takip ediyor ve başarılarına bizzat şahitlik ediyorum. 2004’den beri İnform’ un çok büyüdüğünü, geliştiğini ve güven veren bir kurum olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?

Afrika atasözü der ki; “Sabah bir ceylan uyanır Afrika’da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek, yoksa aslana yem olacaktır. Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa açlıktan ölecektir. İster aslan olun, ister ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin“.

Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız, ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız, ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır. O halde düne göre hızınızı arttırmanız gerekmektedir. Yok eğer ceylansanız ve henüz aslana yem olmamışsanız hızınızı düne göre mutlaka arttırmalısınız, çünkü sıra size gelmiş olabilir.

Uzun sözün kısası uzun vadeli plan yapmam fakat her sabah uyandığımda bir gün önce yaptığım şeylerden bir fazlasını nasıl yapabileceğimi düşünürüm ve yaparım. Gelecek benim için aslında çok geniş bir “şimdi”den ibarettir.

Yayınımız aracılığıyla, okuyucularımıza neler aktarmak istersiniz?

İş hayatında sadece çalışmak yetmez. Mutlaka zekanızı da kullanmanız gerekir. Bunu sanırım aşağıdaki yastıkaltı hikayesi en iyi anlatıyor.

“New York'ta bir banka önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü. Adam, çok acele bir is için Avrupa'ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra. "Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok" dedi ve ekledi: Fakat bir konuyu belirtmeliyiz. Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız".

Adam cebinden Rolls Royce'un anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı: "Çok acelem var, uçağa yetişeceğim" dedi. "kapıdaki Rolls Royce'umu teminat olarak alabilirsiniz". Kredi işlemleri çok hızlı bir biçimde tamamlandı. Banka Rolls Royce otomobili bankanın garajına çektiler, adama da beş bin dolar krediyi verdiler. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrendi. Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun anaparası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz buçuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemediği merakının dürtüsüyle sordu: "Sizin, çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim" dedi. "Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?" Adam hafifçe gülümsedi: "Siz de bana lütfen söyler misiniz?" dedi. "Böyle lüks bir otomobili, New York'ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz buçuk dolara bırakabilirsiniz?

Aykut Altındağ
Maxionline-Maxihaber-Maxi24 Genel Yayın Yönetmeni
aykut@maxionline.net

Aykut Altındağ Fotoğraflarını Görmek İçin Tıklayınız...  

 

 

İnform Elektronik San. ve Tic. A.Ş. Copyright ©2010 | WebStats

| SiteMap.XML | SiteMap.HTML | Web Tasarımı by Üretmake