PalMedia Radyolar Müdürü Güler İsmailoğlu anlatıyor;
“İnform, Hayatı Kolaylaştırıyor...”
|
 |
Sizi tanıyabilir miyiz?
PalMedia’ da Radyolar Haber Müdürü’ yüm. Editör-Spikerim. Son derece sabırsız, fevri, çok çabuk karar veren, kesen biçen, bazen kalp kıran ama sonra üzülen, hesaplaşmasını kendi içinde barındıran bir vatandaşım. ‘Sade’ vatandaş diyemeyeceğim. Çok sade değilim. Çünkü, hayatımda çok şey var. Haber yeterince ağır. Ara ara kafamızın boşalması gerekiyor ki yeni adımları daha sağlam atabilelim. Bunun için benim de birçok rahatlama yöntemim var. Dansı, sporu ve can dostu hayvanlarla ilişkileri bunların arasında sayabilirim.
Tipik bir ateş grubuyum, Yay burcuyum, sürekli hareket halinde olmalıyım.
Her insan kendini tanımalı. Şuradan yola çıkalım; klasik tatil anlayışı nedir insanların? Bir yere gideyim, dinleneyim, güneş altında yatayım vs… Ama ben tatilde de hareket halinde olmalıyım. Beni, aktivite dinlendiriyor. Bunu herkese tavsiye edemem tabi, ancak benim yapımdakilere önerebilirim. Bunun yanında, bazen aşırı ve sıkıcı derecede programlıyım,
birşeyleri yetiştirmem gerektiği için. Bu yüzden hayatımda pek sürpriz yok diyebilirim!..
|
Programlı olmak derken?
Bazı insanlar dağınıktır, ama bu hallerinden de hoşnutturlar. Benim gözüm ‘keyfin düzenini-düzenin keyfini’ görmeli. Rengarenk kalemler, postitler, hayvan resimleri, sinema afişleri, renkli fotoğraflar olmalı masamda ve çalıştığım mekanda. Gözüm, gönlüm keyif almalı, mutlu olmalıyım bulunduğum ortamda. Yaptığımız işten ve bulunduğumuz yerden hoşnut olmamız çok önemli. İşte o zaman meşgalemizi iş gibi, görev gibi görmeyiz. Bu durumda da verim daha çok artar.
|
 |
Enerjik bir yapınız var galiba?
Öncelikle teşekkür ederim. Öyle görünüyorsam ne mutlu bana. Bu, bakış açısıyla da ilgili biraz. Çok keyifsiz olduğum dönemler de var tabi. Ama canlılığı seviyorum ben, cıvıl cıvıl renkler, aksesuarlar hoşuma gidiyor. Koyu renkler çok bunaltıyor. Sanırım yaş ilerledikçe enerjiye ihtiyaç duyuyor insan, benim de yaşım kemale erdi ve sanırım bu yüzden son dönemlerde renkli olan her şeyi daha da sevmeye başladım. Küçükken bir yakınımız vardı şimdilerde pek görüşemediğimiz… Lameler, simler çok hoşuna giderdi. O zamanlar bana garip, abartılı gelirdi bu beğeni... Sanırım ben de ‘teyze’ oldum artık, şimdi benim hoşuma gidiyor bu saydıklarım. Dorenin değil ama lamenin parlaklığını çok seviyorum, ‘ışıltı’ hoşuma gidiyor.
|  |
Arkeoloji mezunu olup, radyoculuğu tercih ediyorsunuz. Radyoculuk nasıl doğdu?
İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü mezunuyum. Ne ilginçtir ki; dönem arkadaşlarım da şu anda bilim değil de basın dünyasında çok önemli yerlerdeler. Sanki o dönem yolu bizim bölümden geçmeyene medyada iş şansı yokmuş gibi…
İlk aşkım; tiyatro. Biliyorsunuz ses kullanımı tiyatroda çok önemli, beni radyoya yönlendiren de sesin kullanımı oldu. Çocukluğum, radyo tiyatrolarını dinleyerek geçti. O yıllarda kahvaltı sofralarımıza ‘Arkası Yarın’ lar eşlik etti hep. Erhan Yazıcıoğlu, Sungun Babacan, Meral Erbil, Işık Yenersu, Köksal Engür, Toron Karacaoğlu, Sezai Altekin, Zihni Göktay, Sezai Aydın ve daha birçok değerli isim… Bu kişilerin seslerini nerede duysam tanırım şimdi.
Güzel Türkçe ile kulaklarımız o kadar temiz büyümüşüz ki biz. Bu konuda belki de en büyük şansımız o zamanlar sadece TRT’ nin olmasıydı. Şu an özel kanal çokluğuyla büyüyor çocuklar, ama maalesef dilleri bozularak. İnanın bazen sadece kulağım rahatlasın/temizlensin diye TRT’ yi takip ediyorum. Diğerlerinde çok fazla yanlış vurgu, tonlama ve diksiyon hataları var. Spikerleri bir kenara koyacağım ama muhabirler çok hatalı, yeni nesil de onları görüyor ve duyuyor. Biz bu konuda şanslıydık, takip ettiklerimiz hep doğru konuşanlardı. Ayrıca gazeteleri okurken, haberleri izlerken anlamadığımız kelimeler için sözlük karıştırırdık. Şimdi benzer eğilimler göremiyorum yeni nesilde.
Oooo konu nereden nereye geldi… Üniversite yıllarımda, özel radyolar yeni yeni açılmaya başlamıştı. Aldığım özel eğitimlerin ardından beni de radyoculuğa; tiyatro ve ses aşkı yöneltti anladığınız üzere…
|
Habercilik nedir?
Güzel bir soru ama bunu 'Habercilik nasıl olmalıdır' ile birleştirerek cevaplamak istiyorum. Habercilik, “Yorumsuzluk” tur. Çünkü biz; olan, biten, doğan, ölen her şeyi aynen aktarmak durumundayız. Aslında birer iletkeniz. Bunun içindir ki; metne ‘mümkün olduğunca’ yorum katmamalıyız ve işin o kısmını dinleyiciye bırakmalıyız. |
Habercilikte beğendiğiniz birkaç ismi örnek verebilir misiniz?
Uğur Dündar ve Yılmaz Özdil ikilisini çok beğeniyorum, Oğuz Haksever’ i de ayrıca... Bir de geçmişte Serap Ezgü vardı, ama artık bu işleri bıraktı.
|
PalMedia Radyolarındaki haber akışına gelirsek?
Haberleri gün boyu ajanslardan ve haber televizyonlarından takipteyiz. Saat başlarında sıcak gelişmeleri aktarıyoruz, gün ortasında ve akşam son bültende ise mini bir haber turuyla günün özetini çıkarıyoruz. Bir zamanlar Radyo Forex vardı, Türkiye’ nin ilk ve tek haber radyosuydu. Oradayken bunu çok yapardık. Her gün birçok şey yaşıyoruz ve manşetler atıyoruz. Yazılı basın gibi biz de başlıklar atıyoruz ve bir bakıyoruz ki bizden sonra yayına giren TV’ ler de aynı pencereden bakmış hayata!.. Haber anlayışımızın, beğendiğim ve değer verdiğim isimlerle aynı doğrultuda olması beni son derece keyiflendiriyor.
Radyoda canlı habercilikten yanayım, yani; spiker haberini canlı yayın stüdyosunda ‘canlı’ okumalı… Röportaj, özel haber vs onlar tabi ki paket olabilir ama sunum işi özel bir enerji gerektirir ve bu, dinleyiciye geçer. Arada takılmalıyız, belki biraz dilimiz sürçmeli. Dinleyen robot olduğumuzu düşünmemeli yani… Ayrıca sıcak gelişmeleri anında bültene eklemek de biz habercilerin en büyük hazlarından biri…
|  |
Başarı nedir? Başarılı olmanın yolları nelerdir?
Başarı bana göre ‘disiplin’ dir. Disiplin derken sistemli olmaktan bahsediyorum. İnsanın kendini tanıması ve sistemini oturtması çok önemli. Bu; benim başarımın modeli. Kontrolü kaçırmamak, ne yaptığının ve kim olduğunun farkında olmak da gerekli tabi... Bu konuda artık pek tevazu gösteremeyeceğim, çünkü anladım ki tevazu gösterildiğinde “sahi” sanılıyor.
|
Peki PalMedia macerası?
16 senedir bu meslekte 3 yıldır da buradayım. Şu ana kadar çalıştığım yerler arasında burası, kendimi en iyi hissettiğim yer... Çok huzurlu ve mutluyum, çünkü burada bana ‘gerçek’ değer veriliyor. (Aman, 'Maşallah' diyelim de)
PalMedia, Palmali Şirketler Grubu bünyesinde yer alan ve emin adımlarla hedefleri zorlayan bir oluşum… Medya Grubu olarak Ağustos’ ta 3. yaşımızı kutlayacağız. Bu kadarlık sürede bile 18 yıllık radyolara kafa tutar hale geldik, duyuyoruz ki gizlice bizi takip ediyorlarmış!.. Türkçe müzik yayını yapan ulusal kanalımız Pal FM, yabancı müzik yayını yapan kanalımız Pal Station olmak üzere iki radyomuz var -ki bu radyomuz henüz ikinci yaşında iki ayrı üniversite tarafından yılın en iyi yabancı müzik istasyonu seçilmiştir- Ayrıca www.palhaber.com adlı bir haber portalimiz var. Yakında palhaber’ in ‘ru’ uzantısı da olacak. Ufukta TV projelerimiz var. Yani gittikçe büyüyoruz ama sektörün kurallarıyla yürümeden. Bu da bizim farkımız…
|
İnform A.Ş. ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Kısa süre öncesine kadar İnform hakkında pek bilgim yoktu ancak son zamanlarda basında kurumla ilgili haberler o kadar çok gözüme çarpmaya başladı ki, hakkında bilgi edinmek benim için farz oldu. Özellikle organizasyonlarıyla ilgimi çekiyordu firma, daha sonra web sitesinden anladım ki ‘hayatımızı kolaylaştırıyor’ ve bu kadar popüler olması normal. Malum birbirimize selam vermek için bile elektronik ortamı kullanır hale geldik, bu iletişimin aksamaması için de kesintisiz güç kaynaklarına ihtiyacımız var yani İnform gibi firmalara. Yeri gelmişken tüm çalışanların emeğine sağlık diyelim ve kendilerine buradan teşekkür edelim.
Bizleri ağırladığınız ve bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz… |
Güler İsmailoğlu
Pal Media Radyolar Müdürü
|
|