Leyla Pekin İle Söyleşi
Sizi tanıyabilir miyiz?
Müziğe beş buçuk yaşında başladım. Uzun yıllar klasik piyano çaldım. İlk konserimi yedi yaşında verdim. Çevremden ses üstüne gitmem istendi. Benimde gönlümde ses yatıyordu. Ses üzerine çalışmalarım başladı. Önce ilk kilise korosu ile müziğe adım attım. Solisti oldum.
Ne kadar tesadüftür ki kilise müziğinin atası olan, benim operadan şan hocamla, 33 yıl arayla iki Türk, iki Müslüman kilise korusunda yer aldık. Orda 7 yıl kadar görev yaptım. Vaftizler, özel günler, Noeller, pascalyalar. Fakat sonra oradan ayrıldım. Çünkü, başka işlerim başladı. Müziği çok seviyorum.4,5 oktav sesim var. Sopranoyum. 14 dilde şarkı söylüyorum.
Ramibak ile kültür turlarını hayata geçirdik. Cemal Reşit Bey Müzik Dostları Derneği’ ne üye oldum. Burada “Gençlerle İletişim Projesi” gerçekleştirdik. Kendi fikrimdi. Onu hayata geçirdim. Dokuz okuldan gençlere ders verdim. Her şey kendi çabamla oldu. Sonra Şenzen Lisesi’ ne koro çalıştırdım. 7 sene sonra onlara koro yaptım. 4 yıl öncede, “Kadıköy Belediyesi Dünya Müzikleri Korosu ” kurdum. Müzik Gönüllüleri Opera Komite Başkanıyım. Müzik gönüllüsüyüz. Koroya gelenleri geri çevirmiyoruz. Kulağı varmış, sesi yokmuş, bu hiçbir şeyi bilmezmiş demiyoruz. Geri çevirmiyoruz. Mesela hayatında, hiç şarkı söylememiş biri de koromuza gelebilir. İnform personeli bir arkadaşımız, hiçbir sınav olmaksızın aramıza buyur diyoruz. Bu konuda hiçbir meziyetiniz olmasa dahi koromuza alıyoruz. Özel çalışmalar yapabiliyoruz. Bir solistim yazmıştı : “ annem ve öğretmenim “ diye. Çünkü kedisine bizim koroya gelirken hiç kulağın yok yapamazsın demişler. İki kere solistimiz oldu. İnsanlar ilgi ve emekle her işi yapar.
Kendi Derneğinizi Açmaktan Bahsetmişsiniz?
Yurt dışında daha rahat kendi desteğimizle hareket edelim diye kendi derneğimi açmak istiyorum. Dernek olursa, farklı gözle bakılıyor. O yüzden kendi derneğimi kurmak istiyorum.
Özel öğrencilerim de var. Piyano, şan, solfej, diksiyon dersleri veriyorum. Bunların tümü müziğin içinde.
14 dilde yorumlarınız var?
Seyahat çok ederim. Doğuştan brahms yorumcusu olarak doğmuşum. Müzik lobu ve insan lobu aynı yerde. Kendi kendime lisan öğreniyorum. Sonra gidip ülkesinde konuşabiliyorum. İtalyanca, Bulgarca, Latince benim özel merakım. Öğrendiklerim bende kalıyor, kolay unutmuyorum. Çalışmayı ve üretmeyi severim. Sabırlıyımdır. Tembellik yapmam. Müzik yaparken o lisanın bana ne anlattığını bilmem lazım. 1600’ lu yıllarda kim hangi duyguyla yorumlamış hissetmem lazım. Ayrıca, onu bu yüzyılda doğru aktarmak gerekiyor.
Hala beğenmeyip, tekrar yapanlardanım. Aynısını öğrencilerime de uyguluyorum. Sert bir öğretmenim aslında. Bugüne kadar 60 konser gerçekleştirdim. Dini ve tarihi mekanlarda, akustiği güzel olan yerlerde. Hoşgörü konserleri başlatmayı çok istedim. Çünkü, İstanbul bir hoşgörü şehri. Farklı bir çok ırk ve milletten yaşayanların şehri. Bu istekle olmuyor, destek gerekiyor. İlahiler, hayatımda yer alıyor. İlahiler, insan ruhuna en yakın form gibi geliyor. Gerek yabancı, gerekse türk ilahileri. Barok, en sevdiğim tür. Ama her türden müzik yapıyorum. Bana bir çok müzik adamı söyledi. Onlar söyleyene kadar farkında değildim. Farklı müziklerin formları farklıdır. Diğer müziği unuturum diye, bazıları var birini yapar sadece. Farklı müzikleri yorumlayabilmem en önemli özelliğim.
“Başarmak için çok çalışmak şarttır. Tecrübe hayatta yenen kazıkların bileşkesidir. Durma..İleri…Müziği sev, her sevgiden küçük de olsa bir üzüntü alabilirsin ama, müzikten aslaaa...” Motive edici bir yazınız?
Mal mülk değil ama müziğe karşı çok hırslıyım. Müzik adına, hep gözüm arkada kalacak. Doymuyorum. Hala neler yapabilirimi düşünüyorum. Bu bir ırmak, içine girdikçe derinleşiyor. Bu iş böyledir. İlk önce bildiğinizi sanıyorsunuz. Daha sonra az biliyorum diyorsunuz. Ve gittikçe, hiçbir şey bilmediğinizi düşünüyorsunuz. O kadar derin. Ama idealim şu. Operayı, klasik batı müziğini tüm insan kitlelerine nasıl sevdirebilirim. 4 yıldır ortalama 10.000 kişiye sevdirdiğime inanıyorum. Gelen konser izleyicim ve koro elemanlarımla zevkini çıkarıyorum.
Tüm Türkiye genelinde koromuzu ve bu müziği tanıtmak istiyorum. Koromuz, tarz olarak Türkiye’ de tek. Kadıköy Belediyesi Dünya Müzikleri Korosu. Neden tek; çünkü dünya müziklerini bulduktan sonra koroya uyarlamak ayrı bir emek. Ayrıca, orkestraya da bunlar uyarlanıyor. Ben zor olanı seviyorum. Kolaydan hoşlanmıyorum. Konserlerimde gerek izleyicilerimiz gerekse koristlerimiz çok memnun. Koristlerimiz, hem şan eğitimi alıyor, hem de nasıl şarkı söylenir onu öğreniyorlar. Önemli bir koroda yer alıyorlar. Koro içindeki arkadaşlıklarda çok güzel. Koro içinde dostluklarımızda çok iyi. Birlikte turlara da gidiyoruz. Belirli yaş standardırmız da yok. 11 yaşından 70’ li yaşlara uzanan koristlerimiz var. Farklı meslek gruplarından da koristlerimiz var. Doktordan Avukata, Tiyatro Sanatçısından Televizyoncu, müziği seven herkes koromuza girebilir. Koromuzu, Caddebostan Kültür Merkezi(CKM) Müzik Gönüllüleri Odası’nda çalışmalarımızı yürütüyoruz.
İnform’dan Okuyucularına Neler Söylemek İstersiniz?
Basından arkadaşlarım ve sizler aracılığıyla şunu söylemek isterim. Lütfen çocuklarınıza müzik aşılayın. Evlerinizde küçükte olsa bir enstrüman olsun. Müzik, bambaşka bir şey. Müziksiz kalmayın. Okullarda müzik eğitiminin, mevcut öğretiminden fazla olmasını istiyorum. Dünyada iyi insan olabilmek, iyi insan yetiştirebilmek için müzik yapın. Müzikle ilgilenen insanın ruhu o kadar inceliyor ki, kötü düşünce aklına gelmiyor. Keşke, toplumumuzda müziğe daha fazla değer verilse. Bir kere sanatçıya çok değer verilse, kavgaya gürültüye lüzum yok.
Çok mutluyum. Çok teşekkür ediyorum. İnform personelini koromuza ve konserlerimize davet ediyorum. Koro kurabiliriz. Dünyada artık yeni bir trend var. Tüm firmalar, isimlerini kodlarla duyuruyorlar. Bunu da ilk Borusan gerçekleştirdi. Buradan öğlede çağrı yapalım.
Leyla Pekin Fotoğraflarını Görmek İçin Tıklayınız...